Günümüzde, üretici ve tüketici çok ciddi sorunlar ile karşı karşıyadır. Geçmişte tarımsal üretimde ‘kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri’ olmakla öğünen ülkemiz üretim ve ithalat sorunları ile baş etmeye çalışmaktadır. ‘Tarladan sofraya’ yolculuğu sırasında bir gıda ürününde, birkaç kat fiyat artışı görülebilmektedir. Buna karşılık üretici yeterli para kazanamazken, ‘bir tarım ülkesi’ yurttaşı ‘tüketici’ de ciddi paralar ödemek zorunda kalmaktadır.

 

Beslenme dahil, temel fizyolojik ihtiyaçları gidermeye yönelik bireysel çabaların ve girişimlerin yetersiz kaldığı durumlarda birlikte hareket etmek zorunlu olmaktadır. Bu noktada kişiler, bir araya gelerek tek başlarına çözemedikleri sorunlarını çare aramak durumundadırlar. Bu arayışta, özel sektör ve kamu sektörünün kesişim noktası ve buluşması olan ‘üçüncü yol’ kooperatifçilik ön plana çıkmaktadır. Kooperatifçilik, özellikle gelişmiş ülkelerde denge ve piyasa oluşturucu rolleri ile ön plana çıkmaktadır. Pek çok gelişmiş/kapitalist ülkede tarım, eğitim, sağlık vb. dahil birçok sektörün ana oyuncuları/ piyasa düzenleyicileri kooperatiflerdir.

 

Türkiye’de üretici ve tüketicinin yeterli seviyede örgütlülüğü söz konusu değildir. Var olan üretici örgütleri, birkaç istisna hariç, faaliyetlerini yeterli seviyede yürütememektedir. Tüketicilerin örgütlülüğü ise birkaç dernek, kooperatif ve platformdan ibarettir. Üretici, ürünlerinden oldukça kısıtlı bir kazanç elde etmekte ve asıl kazancı, aracılar ve satıcılar elde etmektedir. Tedarik zincirinde, aracılar ve satıcılardan oluşan grubun sayısını azaltmak için üreticinin doğrudan veya bir-iki ara işlem ile tüketiciye ulaşması zorunludur. Buradaki aracı kooperatif olduğu zaman üretici ve tüketici birlikte kazançlı olacaktır. Aracı sayısının azalması ve ürün maliyetlerinin düşmesi ise tüketici için olumlu ve ekonomik sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

 

Buraya kadar özetle anlatılan gerekçelerle üretici ile tüketici arasındaki mesafenin kısaltılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu düşüncelerle temelleri atılan kooperatifimizin kuruluş süreci başladı. Aynı zamada ‘Dünya Kooperatifçilik Günü’ olan 21 Aralık 2018 tarihinde yapılan resmi başvuru, 21 Ocak 2019 tarihinde sonuçlanmış ve İMBATKOOP’un kuruluşu tescil edilmiştir. İMBATKOOP, üretim ve tüketim kooperatifi olarak doğrudan Genel Müdürlük tarafından kuruluşu onaylanmış bir model kooperatiftir.

 

İMBATKOOP’un Kuruluş Amaçları:

 

*Üretici ve tüketici arasındaki mesafeyi kısaltmak,

*Üretici ve tüketici arasında fiyat dengesini sağlamak,

* Üretici ve tüketiciyi korumak,

* Üretici ve tüketici arasındaki bağ oluşturmak ve dayanışmayı güçlendirmek,

* Üretim ve tüketimi, dengeli ve sürekli kılmak,

* Kaynağı belli, güvenilir, nitelikli ve temel ürünleri tüketiciye ulaştırmak,

* Büyük kar elde etmekten çok sürdürülebilir bir gelişme ile faaliyetlerini sürdürmek ve

* Ortak ve tüketicilerine makul fiyatlarla hizmet etmektir.

 

İMBATKOOP’un geleceğinde, satış yerlerinin ve şubelerinin sayısını arttırmak var. İzmir’e ve diğer illere yayılmış satış yerleri sayesinde hem üreticiyi hem de tüketiciyi daha anlamlı ve gerçekçi şekilde destelemek ve korumak mümkün olacaktır. Bu yapılanmayı başardıktan sonra sıra üretim boyutunda olacaktır. Ortaklarının ve tüketicilerin ihtiyaçları doğrultusunda bazı ürünleri üretmek, işlemek ve paketlemek için tesisler kiralamak ve işletmek orta vadeli hedeflerin başında gelmektedir. Bu hedeflere yönelik faaliyetler; tek başına olabileceği gibi İMBATKOOP’a benzer kurum ve kuruluşlar ile oluşturulacak işbirliği ile yapılabilecektir. İşbirliği içinde olunan/olunacak üretici veya tüketiciler ile birlikte; sürdürülebilir, devamlı ve dengeli kazançlar elde etmek temel hedefler arasındadır.